Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Go Back   ForumSevgi > Genel, Kültür ve Sanat > Felsefe

Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Damla

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-04-2012, 08:34   #1

Aşk, her şeye değer
 Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 •» Mesajlar: 527

 •» Konular: 136

 •» Kayıt: Jan 2012

 •» İlişki durumu: İlişkisi Var

 •» Durum: Damla isimli Üye şimdilik offline konumundadır

 •» :

 •» Rep Grafiği: Damla is on a distinguished road

Seviye: 21 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 201 / 504
Güç: 175 / 564
Deneyim: 16%

Lightbulb Felsefe nedir

Damla 'in Mesajı
Felsefe nedir?
Felsefe = Philosophie, Yunanca “philos” [sevgi] ve “sofia” [hikmet] kelimelerinden meydana gelmiş, “hikmet sevgisi” demektir. Felsefe, bir konu üzerinde insanların akıl ve mantık yolu ile inceleme ve araştırmalarla elde ettikleri sonuçlardır. Her şeyin aslını arama ve ne için var olduğunun sebebini bulmak için çalışma demektir. Felsefe ile meşgul olanların, hem ruh, hem de fen bilgilerinde çok derin bilgi sahibi olması gerekir. Fakat bir insanın ne kadar ilmi olursa olsun, yanlış düşünebilir veya yaptığı araştırmalardan yanlış sonuçlar çıkarabilir. İşte bunun içindir ki, felsefe, hiçbir zaman kesin sonuçlar vermez. Bir kere de, bunu işiten insanın kendi akıl ve mantık süzgecinden geçirmesi gerekir.

Her felsefenin bir de zıddı vardır. Her iki düşünceyi karşılaştırmak gerekir. Birçok felsefi düşünceler zamanla değişebildiği için hiçbir zaman kesinlik taşımaz. Dinimizdeki nasslar ise kesindir, tartışılmaz.

Her çağda gelen filozoflar, öncekilerin yanlışlarını göstererek kısmen veya tamamen reddettiler. Eski Yunan filozoflarından Eflatun ve Aristo’nun, daha sonra gelen filozoflar üstündeki tesirleri daha uzun sürdü. Bugünkü felsefeyi İngiliz filozofu Bacon ile Fransız filozofu Descartes’in kurduğu kabul edilir. Filozoflar içinde Sokrat, Aristo, Eflatun, Epikuros, Farabi, İbni Rüşd, Bacon, Dekart, Spinoza, Kant, Hegel, Karl Marx, August Compte, Bergson meşhurlarıdır. Bunların hiçbiri, yanlışsız bir sistem kuramamıştır.

Filozoflar, iman bakımından üçe ayrılır:
1- Dehriyyun: “Bu âlem böyle gelmiş, böyle gider. Bu âlemin yaratıcısı yoktur” derler.

2- Tabiiyyeciler:
Bir yaratıcıya inanırlar; ama ahireti inkâr ederler.

3- İlahiyyun:
Bunlar ilk iki görüşü red ederlerse de, Peygamberlere ve bedenen dirilmeye inanmazlar.

Yunan felsefecileri, (Kâinat, Allah gibi, ezeli ve ebedidir, Allah cüzi olan şeyleri bilmez, bedeni bir dirilme yoktur) diyorlar. İslam âlimleri, kâinatı ezeli ve ebedi bilen böyle felsefecilere kâfir demiştir.

İslam dininde felsefe yoktur. Felsefenin cevap aradığı soruların hepsine, aksi iddia ve ispat edilemeyecek şekilde dinimiz cevap vermiştir. Felsefecilerin uğraştığı her şeyi dinimiz açıklamıştır. Bunlar, tekniğin değişmesiyle değişmez. Batılılar, dinimizdeki tasavvufu, felsefe zannetmişler ve tasavvuf büyüklerine İslam filozofu demişlerdir. İslam felsefesi tâbiri de bu yanlışlıktan doğmuştur.

İslam felsefesinden bahsedenler, 72 sapık fırka mensuplarıdır. Bu bozuk fırkaların ortaya çıkışında eski Yunan, Hind ve Acem felsefesinin karıştırılmasının ve âyetlerin, nakle göre değil, akla göre açıklanmasının büyük etkisi olmuştur.

Felsefeden farklı ve bir ibadet olan tefekkür ikiye ayrılır:
1- Allahü teâlânın büyüklüğünü, kudretini düşünerek, kendisinin acz ve zayıflığını anlamak, eserden müessire [o eseri yaratana] yol bulmaktır.

2-
Fen ilmini, İslam dininin bildirdiklerine uygun, insanların rahatını temin etmek maksadıyla kullanmak için akıl yormaktır.

İmam-ı Gazali
hazretleri, “Akıl daha kendisinden bile habersizdir. Her şey peygamberlik gerçeğindedir. Bu gerçeğe yapışarak kurtuldum” demiştir. Hazret-i Mevlana; “Hocamı bulunca aklımı bıraktım ve kurtuldum” demiştir. Felsefede kuru akılcılığı yıkan Bergson’a, “Akılcılığı yine akıl ile yıktın” denildiğinde, “İşte aklın atacağı en son adım kendi aczini ve hiçliğini anlamasıdır” demiştir.

İslam dünyasında aklı ölçü alan bir felsefe olmamış, vahye uygun tefekkür olmuştur. Farabi, İbni Sina, İbni Rüşt gibi filozoflar ve bid’at fırkaları, Yunan filozoflarının etkisinde kalıp, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri kendi akıllarına göre yorumladıkları için, doğru yoldan ayrılmışlardır

Efsunkar, bunu beğendi.
Damla 'in imzası


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-06-2012, 06:28   #2

Admin
 Efsunkar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 •» Mesajlar: 16.840

 •» Konular: 14219

 •» Kayıt: Jan 2012

 •» İlişki durumu: İlişkisi Yok

 •» Durum: Efsunkar isimli Üye şimdilik offline konumundadır

 •» :

 •» Rep Grafiği: Efsunkar is an unknown quantity at this point

Seviye: 76 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2830 / 2830
Güç: 2081 / 2081
Deneyim: 49%

Standart Cevap: Felsefe nedir

Efsunkar 'in Mesajı
İslam dünyasında Hikmet Arayışı adı altında ,batı dünyasında Bilgi Sevgisi adıyla görmekteyiz felsefeyi.

Teşekkürler Damla

*

Yunanca "seviyorum peşinden koşuyorum arıyorum" anlamına gelen phileo ve "bilgi bilgelik" anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin.

Buna göre felsefe Yunanlılar için "bilgelik sevgisi" .
Başlangıçtaki bu özgün anlama göreher türden bilimsel araştırmacıya filozof adı verilmiştir.

Başlangıçtaki söz konusu anlamına rağmen felsefenin bir tanımını vermek oldukça zordur. Bunun en önemli nedeni hemen bütün felsefe tanımlarının tartışmalı olmasıdır. Bu ise büyük ölçüde felsefe denen faaliyet ya da disiplini anlamında veya felsefe anlayışlarının tarihin akışı içinde çağdan çağa hatta filozoftan filozofa kökten bir biçimde değişmesidir.

Örneğin Platon ve Platoncular için felsefe empirik gerçekliği değil de idealar alemini soyut kendilikler dünyasını betimleyen ve bütün doğruları nihai ilkelerden çıkarsamak suretiyle temellendiren a priori bir disiplindir. Oysa Aristoteles'te felsefe gerçekliğin daha genel yönlerini betimlediği için bilimlerin bir devamı olmak durumundadır. Felsefe bilimlerin ya kraliçesi ya da onların önündeki engelleri ortadan kaldırdığı için ağır işçisidir.

Ortaçağda dini inançları temellendirmek için teolojinin hizmetkarı olma görevini üstlenen başta ilahi gerçeklik ve onun dünya ile olan ilişkisi olmak üzere yine gerçekliği betimleyen felsefeempiristlerin ama özellikle de J. S. Mill ve W. O. Quine gibi radikal empiristlerin gözünde de diğer bütün disiplinler gibigerçekliği betimleyen bir etkinlik olmak durumundadır.

Felsefenin anlamı ve göreviyle ilgili bu mutabakatı bozan filozofünlü Kopernik devrimiyle Kant olmuştur. Zira ona göre felsefenin nesnelerden ziyade nesneleri bilme tarzımızla meşgul olması gerekir. Başka bir deyişle Kant bilimin gerçekliği betimlediği yerde felsefenin şu ya da bu türden nesnelerle Platon 'un varoluşunu öne sürdüğü cinsten kendiliklerle uğraşmadığını savunmuştur. Felsefe bunun yerine dış dünyadaki nesneleri deneyimleyebilmemizin veya bilebilmemizin zorunlu önkoşullarını araştırır.Bir de bunları bir şekilde tamamlayan bilimin kendine özgü bir teknolojik kültürel mana kazandığı 19. yüzyılın felsefe konsepsiyonlarından bilime bilimlere dayanan bilimsel felsefeyle dünyayı ve insanın dünyadaki yerine ilişkin genel bir görüş bir dünya görüşü olarak felsefe anlayışından söz edildiğinde herhalde felsefenin özü itibariyle rasyonel bir eleştirel düşünce dünyanın genel doğasıyla (metafizik ya da varlık teorisi) dünya ile ilgili inançların mahiyeti ve haklılandırılması (epistemoloji) ve dünyamızdaki eylem tarzımız üzerine sorgulayıcı ve de refleksif bir düşünce etkinliği olduğu söylenebilir.

Buna göre felsefenin konusu 'nihai ve en yüksek şeyler' genel olarak varlık bir bütün olarak evrenin kendisini ya da insanın eylemlerini, yaşamı ve yazgısını en temelli bir biçimde etkileyen şeylerdir. Varlığı bir yönüyle ya da belli bir bakımdan ele alan bilimlerden farklı olarak felsefe varlığı bir bütün olarak ele aldığı varlığı varlık olmak bakımından incelediği olanı betimleyen bilimlerden farklı olarak olması gerekene yöneldiği için konularına uygun düşen yöntem ya da yöntemleri kullanır.

Buna göre felsefenin konuları arasında yer alan şeyler duyuların ya da duyusal kavrayışın çok ötesinde kaldığı için felsefe duyuları kullanmaktan özenle kaçınır. Felsefe saf düşünceyerefleksiyona dayanır ve a priori bir araştırmadır. Buna görefelsefe bir kavram analizinden oluşur ya da kavramsal analiz temeli üzerinde yükselir. Öte yandan felsefe ulaştığı sonuçları kanıtlamak için belirli ve kesin birtakım işlem ya da yöntemler kullanmaz.

Felsefe bilimle kıyaslandığında bilimin dünyada yer alan şeyleri betimlerken felsefenin onları sınıfladığını söylemek gerekir. Bilim bilgi verirken felsefe bilginin ne olduğunu neyi ve nasıl bilebileceğimizi araştırır. Öyleyse felsefe varolan şeylerle ilgili olarak akla dayalı bir açıklama sağlar; bilimlerin ayrı ayrı ele aldığı olgu sınıflarının tümünü birden açıklayacak en genel ilkelere ulaşmaya çalışır. Bu anlamda felsefe varlığın ilk ilkelerinin bilimidir. Özel bilimlerden kazanılan tüm bilgilerin eleştirisini ve sistematizasyonunu gerçekleştiren en genel bilimbilimlerin bilimidir. Ve nihayet felsefe insanın yaş[KÜFÜR YOK]değerlerini ve amaçlarını sorgulayan bu alanda insan yaş[KÜFÜR YOK]n ve eylemlerinin kendilerine dayanacağı genel ilkelerin bilgisidir.

Felsefe bir faaliyet bir düşünce faaliyetidir. İnsanın soru sorabilme yeteneğine dayanır ve bu bağlamda o belirli türden sorular hakkında belirli bir türden düşünme faaliyetidir. Felsefeyi tüm diğer disiplinlerden ayıran en önemli özelliği felsefenin bu türden sorular üzerinde düşünürken mantıksal argüman ya da akıl yürütmeye dayanmasıdır. Buna göre filozoflar bu mantıksal akıl yürütmeleri ya kendileri yaratırlar ya da başkalarının akıl yürütmelerini eleştirirler. Filozoflar aynı zamanda bu akıl yürütmelerin temelinde bulunan kavramları analiz eder ve açıklığa kavuştururlar.

Filozoflar insan yaşamı ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütebilir her şeyi felsefi bir problem konusu yapabilirler. Filozoflar örneğin bizim apaçık ve doğru olduklarına inandığımız inançlarımızı sorguya çekerler. Yaşamın anlamı meydana getirdiğini söylediğimiz temel sorular üzerinde dururlar. DinleTanrı'nın varoluşuyla doğru ve yanlışla dış dünyanın varoluşuylabilginin kaynağı ve sınırlarıyla bilimle sanatla ve daha birçok konuyla ilgili sorular üzerinde akıl yürütüp bu sorulara genel geçer ve nesnel yanıtlar getirmeye çalışırlar.


Konu Efsunkar tarafından (01-06-2012 Saat 06:30 ) değiştirilmiştir.
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-06-2012, 06:31   #3

Admin
 Efsunkar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 •» Mesajlar: 16.840

 •» Konular: 14219

 •» Kayıt: Jan 2012

 •» İlişki durumu: İlişkisi Yok

 •» Durum: Efsunkar isimli Üye şimdilik offline konumundadır

 •» :

 •» Rep Grafiği: Efsunkar is an unknown quantity at this point

Seviye: 76 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2830 / 2830
Güç: 2081 / 2081
Deneyim: 49%

Standart Cevap: Felsefe nedir

Efsunkar 'in Mesajı
Filozoflar da diğer insanlar gibi öğrenmeye çalışırlar.

Bilgi, onlar için ulaşılması gereken bir "şey"dir.

İşte filozoflar, bu bilgiye ulaşabilmek için sorular sorarlar.

Platon: "Felsefe; doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır." derken de yine düşünme ve sorgulama üzerine bir vurgu yapmaktadır.

Filozoflar sadece bilgi peşinde koşmamaktadırlar. Onlar, edindikleri bilgiler ışığında kendilerine bir ahlâk anlayışı, dünya görüşü ve tamamen bir yaşam biçimi çizmektedirler. Mesela dünyayı "idea"lardan oluşmuş (idea; "düşünceler ve bu düşüncelerin görünüşleri" olarak tanımlanabilir.) bir yapı olarak algılayan bir felsefe öğretisi, yaşama ilişkin tüm yargılarını da ona göre oluşturmuş demektir.

Sizler de çevrenizde var olanları sorgulayıcı bir bakış ve düşünme tarzı ile ele alınız. Neyin, neden o şekilde olduğunu anlamaya çalışınız.

Düşünmekten, sorgulamaktan korkmayınız.

Sokrates: "sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değer değildir.

Sitemizdeki "felsefe dersleri"nin amacı; sizleri sıkmadan, felsefeyi öz olarak sizlere aktarmaya çalışmaktır. Lütfen bu bölümümüz hakkındaki görüş, öneri, eleştiri vb. düşüncelerinizi bizlerle paylaşınız.

Her zaman sorgulanmaya, eleştirilmeye, değerlendirmeye ve değerlendirilmeye açık bir yapımız olduğunu belirtmek isteriz.

Karl Jaspers: "Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir."

Sokrates: "Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir."

Platon: "Doğruyu bulma yolunda, düşünsel (idealist) bir çalışmadır."

Aristotales: "İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe."

Epikuros: "Mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı eylemsel bir sistemdir."

Augustinus: "Felsefe tanrıyı bilmektir ve gerçek felsefeyle, gerçek din özdeştir."

Anselmus: "İnanılanı anlamaya çalışmaktır."

Abaelardus: "İnanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır."

A. Thomas: "Tanrıdır konusu, tanrının tanıtlanmasıdır."

Campanella: "Eleştiridir."

F. Bacon: "Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir."

T. Hobbes: "Felsefe yapmak doğru düşünmektir."

Descartes: "Felsefe bir bilimdir ve geometrik yöntemi metafiziğe uygulamak gerekir, felsefeyi kesin bir bilim yapmak için."

Spinoza: "Felsefe, genelleştirilmiş bir matematiktir."

Leibniz: "Gerçekte doğru olanı algılamaktır. Felsefe göklerden yere inerek, beş duyuyla kavranan konularla ilgilenmelidir."

Locke: "Bütün düşüncelerimizin duyumlarımız ile gerçek alemden geldiğini kanıtlamaktır."

Condillac: "Felsefe duyumların bilgisidir."

Hume: "İnsan zihninin mahiyetini incelemektir."

... ve sonuç olarak; felsefe, yaşamın her köşesinde varlığını sürdürmektedir.

Hatta felsefe, yaşamın kendisidir.

*
Ömer Yıldırım

 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:34.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
-> ForumSevgi üzerinde bulunan materyallerin kaynak gösterilmeden farklı forum sitelerinde paylaşılması yasaktır.
-> T.C.K'nın 125. maddesine ve 5651 sayılı kanuna göre forumda bulunan içeriklerden, içeriği üreten bireyler sorumludur. Hukuksal boyutlara varan durumlarda iletisim[at]forumsevgi[dot]com adresiyle yazışmalarınızı gerçekleştirebilir ve sakıncalı içeriğin ForumSevgi sisteminden kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Tüm e-postalar, en geç bir hafta içerisinde işleme alınıp dönüş yapılmaktadır.
-> ForumSevgi sevgiyi, aşkı bilen, yaşayan ya da yaşamış olan herkesin katılabileceği ve yararlanabileceği bir platform, bize göre mütevazi bir ailedir.