Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Go Back   ForumSevgi > Genel, Kültür ve Sanat > Edebiyat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-18-2012, 21:23   #1

Admin
 Efsunkar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 •» Mesajlar: 16.675

 •» Konular: 14071

 •» Kayıt: Jan 2012

 •» İlişki durumu: İlişkisi Yok

 •» Durum: Efsunkar isimli Üye şuanda  online konumundadır

 •» :

 •» Rep Grafiği: Efsunkar is an unknown quantity at this point

Seviye: 76 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2822 / 2822
Güç: 2038 / 2038
Deneyim: 26%

Standart Ne İçindeyim Zamanın Şiiri İnceleme Örneği /Fahrettin Koyuncu

Efsunkar 'in Mesajı
Ne İçindeyim Zamanın

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpâre geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüyâ rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükûtu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim
Mavi masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
(A.HamdiTanpınar)

Yaşamla ölümün bıçak sırtı düzleminde sersem sepet gezinip duran insanoğlunu her zaman ilgilendirmiştir zaman kavramı. Özellikle de sanatçıları: Şairleri yazarları ressamlarımüzisyenleri... Bu kişilerin yaşam boyunca ortaya koydukları koymaya çalıştıkları şeyler dezamanla didişmekten başka bir şey değildir aslında.

Şairler ve yazarlar zamanı alt etmek için kendilerine yazılı anlatımı kalkan olarak seçmiş kişilerdir. Şairler yapıtlarında (şiirlerinde) zaman sözcüğünü şiirsel düzlemde kullanırlar ve ellerindeki kalkanı daha da sağlamlaştırmaya çalışırlar.
Şiir zaman kavramını somutlama aracı olarak kullanılmaktadır şairler tarafından.
Ahmet Hamdi Tanpınar da şiirlerinde zaman kavramına yer veren zamanı şiirle yoğurmaya çalışan şairlerimizdendir. Bu yazıda Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” adlı şiirine bu açıdan bakılacak ve şiir incelenecektir.

Önce şiirin içeriğe de yansıyan biçim özellileri üzerinde durmak gerekiyor. Bu özellikleri şöyle belirleyebiliriz:

a- Şiir dörtlüklerden meydana gelmektedir.
b- Şiirde sekizli hece ölçüsü kullanılmıştır.
c- Şiirde çapraz uyak düzeninden (abab cdcd efef ghgh) yararlanılmıştır.
Yukarıda sözü edilen biçim özellikleri şiire bir yandan kısıtlamalar getirirken öte yandan da şiirin genişlemesine olanak tanımıştır.
Kısıtlamalar getirmiştir: Belirli bir ölçü ve uyak düzeninde ister istemez sınırlara dayanırsınız.

Genişlemesine olanak tanımıştır: Her dörtlükte şiirin bütünü içinde düşüncenin duygunun yayılması söz konusudur.

Şair şiirin ilk dizesine “ne... ne de”yi yerleştirerek kararsızlığı gündeme getirmektedir. Zamanın içinde olmamak bir varlık bir nesne bir şey olarak zaman dışı olmak yaşamamak olmasa gerektir. Zamanın büsbütün dışında olmamak ise sanırım yaşamsallığa bir varlık olarak “hayatiyet bulma”ya işarettir.

Yaşamı nesneleri zamanı adlandıran insanoğlu olduğuna göre “yekpare geniş bir an” “ezel ve ebed” içerisindeki algılamamızın bir yansımasıdır olsa olsa.
Bu yorum içinde ilk dörtlüğe bir bütün olarak bakıldığında görülecek olan şudur: İlk iki dizedeki zaman karşısındaki kararsızlık netleşememe üç ve dördüncü dizelerde yerini belirginliğe bırakmaktadır. Zaman insanın sınırlandırıcı düş gücüyle kavramlaştırıcılığı ve adlandırıcılığıyla bir savunma düzeneği olmuştur. Bu nedenle zamanın içinde ya da dışında olmak kâr ya da zarar değildir. Kısaca insan tek parça anların ayrılmaz akışında debelenip durmaktadır.
Rüyalar belki de yaşamımızın en gerçekçi göstergelerikendimizle buluştuğumuzhesaplaştığımız anlar toplamıdır.

Tanpınarikinci dörtlükte “bir garip rüya rengi”nden söz etmektedir. Rüyayaşamımızın en gerçekçi göstergesi olmasına karşın somut bir şey değildir. Dolayısıylarüyanın –gerçek anlamda-renginden konuşmak da söz konusu olamaz. Birinci dizedeki “bir garip rüya rengi”ikinci dizedeki”her şekil”i uyuşturandevinimsiz kılanyaşamla yarı yaşam olan rüya hali arasındaki çizgiyi anlatan bir “yakıştırma”dır. Uyku ile uyuşukluk örtüşmesinde rüyanın payı elbette inkar edilemez ve sanırım bu iki dizede (Bir garip rüya rengiyle/Uyuşmuş gibi her şekil) rüya halinininsanın uyuşukluğuna denk düşme düşüncesi şiirleştirilmiştir.

İlk bakıştabölümün ilk iki dizesiyle sonraki iki dizesi arasında bir karşıtlık varmış gibi görünmektedir. Çünkü ilk iki dizede rüya halinden kaynaklanan uyuşukluk söz konusu ikenson (üçüncü ve dördüncü) dizelerde bir devinimden devinimle bağdaştırılacak bir nesnedentüydensöz edilmektedir. Tüyün ifade ettiği eğretileme ise sonunda şaireşairin ruh haline ve oradan da bedensel yapısına yansımaktadır:”Rüzgarda uçan tüy bile/Benim kadar hafif değil.”

Üçüncü dörtlükte şairle (ya da şiir kişisiyle) ilgili ve ikişer dizeden oluşan bir yapı var. İlk iki dizide maddi durumu anlatan bir betimleme söz konusu: “Başım sükutu öğüten/ Uçsuz bucaksız değirmen.” “Baş” (duygu dünyasına yön veren nesne) değirmene üstelik uçsuz bucaksız değirmene benzetilmektedir. Değirmende -şairin düşleminde- öğütülen un ufak edilen zaman karşısında yoksanan ise “sükût”tur. Uçsuz bucaksızlık içindeki dağınık sessizlik...

Dörtlüğün üçüncü ve dördüncü dizelerinde soyut bir varlık (iç) somut bir varlığa (derviş) benzetilmektedir. Burada bu benzetmeden çok son belirleme (muradına ermiş bir dervişin durumu) önemlidir. Şair bu belirmeyle zaman karşısındaki durumun gözler önüne sermektedir: “Benim sorunum zamanla!”
Bu dörtlükte kullanılan benzetme sözcüklerinin dizelere yerleştirilme biçimi de dikkat çekicidir. Bu biçim şöyle gösterilebilir:
Başım..................................
.............................değirmen
İçim......................................
..................................derviş

(Benzetme ögeleri çapraz olarak dize başında ve sonunda yer almaktadır.)

Bu dizilişte benzetme ögelerinin dörtlüğün hem biçim hem de içerik belirlemesinde etkili olduğu görülebilir. Zaman kavramının bilinçli ya da kurgusal olarak algılandığı yerdünyamızdır. Çünkü -en azından şimdilik- zamanı algılayan insanoğlu dünyada yaşıyor. Şair de sanırım bu düşünceden hareketle insanın zaman karşısındaki çaresizliğini biraz olsun hafifletmek için “Kökü bende bir sarmaşık/ Olmuş dünya sezmekteyim” benzetmesine tutunmaktadır.

Masmavi bir ışık ortasında (yaşamla ölüm arasında zamanın tedirgin ettiği bir dünyada) dönenip duran şair son iki dizeyle başa zaman karşısındaki kararsızlığa dönmektedir.

“Ne İçindeyim Zamanın” şiiri biçim olarak kolay bir şiir olarak görünmesine karşın zaman gibi “belalı” bir kavramı ele alması bakımından duyumsanması bile güç bir şiir olarak karşımızda durmaktadır.

(Fahrettin Koyuncu Düş Körükçüleri Suteni Yayıncılık 1997)

Efsunkar 'in imzası



Sözü akıl ile söyle,bilgi ile süsle..
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:46.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
-> ForumSevgi üzerinde bulunan materyallerin kaynak gösterilmeden farklı forum sitelerinde paylaşılması yasaktır.
-> T.C.K'nın 125. maddesine ve 5651 sayılı kanuna göre forumda bulunan içeriklerden, içeriği üreten bireyler sorumludur. Hukuksal boyutlara varan durumlarda iletisim[at]forumsevgi[dot]com adresiyle yazışmalarınızı gerçekleştirebilir ve sakıncalı içeriğin ForumSevgi sisteminden kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Tüm e-postalar, en geç bir hafta içerisinde işleme alınıp dönüş yapılmaktadır.
-> ForumSevgi sevgiyi, aşkı bilen, yaşayan ya da yaşamış olan herkesin katılabileceği ve yararlanabileceği bir platform, bize göre mütevazi bir ailedir.