Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Go Back   ForumSevgi > Genel, Kültür ve Sanat > Edebiyat > Divan Edebiyatı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-11-2012, 10:24   #1

Admin
 Efsunkar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 •» Mesajlar: 16.675

 •» Konular: 14071

 •» Kayıt: Jan 2012

 •» İlişki durumu: İlişkisi Yok

 •» Durum: Efsunkar isimli Üye şuanda  online konumundadır

 •» :

 •» Rep Grafiği: Efsunkar is an unknown quantity at this point

Seviye: 76 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2822 / 2822
Güç: 2038 / 2038
Deneyim: 26%

Standart 15. ve 18. Yüzyılda Osmanlı Edebiyatı

Efsunkar 'in Mesajı
15. Yüzyılda Osmanlı Edebiyatı:


Türkler sanat ve edebiyatta İran ve Mısırlılar'ı geride bıraktılar.
Fetret Devri'nden sonra Çelebi Mehmed'in tahta çıkışıyla Osmanlı Devleti'nde siyasi ekonomik bakımlardan olduğu gibi kültür ve medeniyet sahalarında da hızlı bir ilerlemenin başladığını gördük. En hızlı ve verimli gelişmenin edebiyat alanında olduğunu söyleyebiliriz. Bunda bu yüzyılda yaşamış hükümdarların edebiyata önem vermelerinin ve kendilerinin de edib ve şair olmalarının tesirleri olabilir. Bu hükümdarlar devirlerinin şair ve musikişinaslarını Türkçe eser vermeleri yönünde teşvik etmişlerdir.


Onbeşinci yüzyılda eser veren yazar ve şairler pek çoktur. Bu dönemde de Hükümdar şairler ve kadın şairler önemli eserler vermişlerdir. Bu asırda eski OĞUZ DESTANI olan DEDE KORKUT hikayeleri hikaye halinde yazıya geçirilmiştir.

18.Yüzyıl:

Askerî, idarî, ekonomik gerileme devam ederken, Osmanlı ricali edebiyat ve musikiye sığındı
Onsekizinci yüzyılda Osmanlı Devleti askerî ve ekonomik gücünü büyük ölçüde yitirmiş, bilim ve teknikte gerilemiş olmasına rağ-f men, klasik edebiyat ve musikide gelişme de-; vam etmiştir. Bu devirde Osmanlı ricalinin fe-I laketlerin getirdiği yorgunluk ve karamsarlığa» gidermek için edebiyat ve musikiye sığın-fdıklarını- önceki bölümde belirtmiştik. Gerecekten de başta hükümdarlar olmak üzere devlet adamlarının ve ulemadan hemen hemen herkesin edebiyatla meşgul olduğunu görüyoruz.

Sadrazamlar; vezirler, şeyhülislamlar şiirle, musiki ile hattatlıkla meşgul oluyorlardı. Herhangi bir ölâya tarih düşürmek için beyitler yazmak, nazımla mektuplaşmak yaygın hale gelmişti. Bât&ft sadrazam padişaha yazdığı ârizasını bile manzum olarak kaleme alıyordu. Meselâ, Bahir Mustafa Paşa sadaretinin son günlerinde pâdişâha şöyle arîza-lar yazıyordu:

Sipihre gönderelüm nail-i bülendimlzi Cihande bildirelim bari kendimizi Bu nazm ile varalum hak-i pay-ı devletine' Çok oldu görmeyeli Bahir, Efendimizi.

Zeynep Sultan'in kocası Nişancı Küçük Mustafa Paşa'nın lâkabı "Sinek" idi. Bu vezir öldüğü zaman Arapça 'Sinek öldü' (Mate'z-Zübâbu) demekle ölümüne tarih düşürülmüştü (1177=M. 1763). Herhangi bir meşhur öldüğü zaman birçok kişi tarih beyti yazardı. Fakat önemsiz kişiler veya olaylar içinde tarih düşürüldüğü olurdu. Meselâ "Kedi" lâkaplı birinin ölümü için "Farenin hasretinden öldü kedi (1213=M. 1798);
Lâkabı (Kel Memiş' olan halktan biri için de "Kel Memiş gelmemişe döndü cihane sad-hayf (1213=M. 1798) gibi mısralarla tarihler düşürülüyordu. Asrın şairlerinden Nedim 64, Şeyh Galib 68, Haşmet 18, Fıtnat Hanım 51, Sümbülzâde Vehbî 33, Enderunlu Fazıl 32 olaya tarih düşürmüşlerdir.

Fakat onsekizinci yüzyıl, Nedim ve Şeyh Galib gibi, Koca Ragıp Paşa gibi devler yetiştirmiş olmasına rağmen, klasik Türk edebiyatının da durakladığı dönemdir. Bu asırda edebiyat, yeni problemler ve ihtiyaçlar karşısında bulunan ülkenin, bu problemlerini görmek ve çözmek yollarını gösteremiyordu. Bunu hissetse bile, yeni bîr hamle yapamıyor, ağır basan 17. yüzyıl edebiyatının etkisinden kurtulamıyordu.

Bütün bunlara rağmen onsekizinci yüzyıl, yine de bir ihtişam ve coşku asrıdır. Meselelere çözüm getirmeyen, yeniliklere geçiş hazırlamayan son ihtişam asrı.

Bu son ihtişam asrını (bize göre) Sadabad şiirleriyle Nedim açmış, mesnevî edebiyatının şaheseri Hüsn-ü Aşk ile Şeyh Galib kapamıştır.

Bu asırda yaşamış ve aşağıda göreceğimiz başka büyük şairler de vardır ama, muhteşem açılış ve kapanışın en büyük temsilcileri bunlardır. Şeyh Galib yalnız onsekizinci yüzyılın değil, bütün divan edebiyatımızın son büyük şairidir.

Hiçbir şey yapilmiamış değildir. Bilim ve kültürün yaygınlaşması için divan edebiyatı ile halk edebiyatı arasında yakınlaşma, dilin sadeleşmesi başlamış, hızlanmıştır. Bu akıma Nedim de katılmış» hatta hece vezniyle de şiirler yazmıştır.

"Sefaretnâme" adıyla yeni bir edebiyat türü de bu devrin verimleri arasında yer alır. Avrupa ülkelerinde bulunan sefirler gördüklerini (yararlı olanları örnek almak üzere) bir rapor halinde yazıyorlardı.
Devrin nesir edebiyatına da örnek olan tarih kitapları ile tezkireler de önemlidir.

*
Alıntı

Efsunkar 'in imzası



Sözü akıl ile söyle,bilgi ile süsle..
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:26.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
-> ForumSevgi üzerinde bulunan materyallerin kaynak gösterilmeden farklı forum sitelerinde paylaşılması yasaktır.
-> T.C.K'nın 125. maddesine ve 5651 sayılı kanuna göre forumda bulunan içeriklerden, içeriği üreten bireyler sorumludur. Hukuksal boyutlara varan durumlarda iletisim[at]forumsevgi[dot]com adresiyle yazışmalarınızı gerçekleştirebilir ve sakıncalı içeriğin ForumSevgi sisteminden kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Tüm e-postalar, en geç bir hafta içerisinde işleme alınıp dönüş yapılmaktadır.
-> ForumSevgi sevgiyi, aşkı bilen, yaşayan ya da yaşamış olan herkesin katılabileceği ve yararlanabileceği bir platform, bize göre mütevazi bir ailedir.